Anasayfa / Cide Tarihi / TARİHSEL SÜREÇTE CİDE KÖYLERİNİN, İDARİ YAPI İÇERİSİNDEKİ YERİ

TARİHSEL SÜREÇTE CİDE KÖYLERİNİN, İDARİ YAPI İÇERİSİNDEKİ YERİ

TARİHSEL SÜREÇTE CİDE KÖYLERİNİN, İDARİ YAPI İÇERİSİNDEKİ YERİ

 

19.yy’ın başlarına  Cide ve Hoşalaykazalarında,Türkiye’nin günümüzdeki idariyapısı içinde artık yeri olmayan divanları görmekteyiz. Divanlar, esas olarak 18.Yüzyıl’ın ikinci yarısında Balkan, Kafkas ve diğer doğudan batıya doğru olan zorunlu iç göçler esnasında ortaya çıkmışlardır.Tarihsel süreçte  , Niyâbetin/Nahiyenin  divanlardan meydana geldiği, bazen Divan yerine bölük adının da kullanıldığı,her bölük veya divanın başında bir divanbaşı bulunduğunu görmekteyiz. 15. Yüzyıl’da Anadolu’da köy-bölük (divan)-niyâbet (nahiye) … şeklinde olan idarî taksimatın; 16.Yüzyıl’dan itibaren köy-nahiye-kaza-sancak-eyalet (veya vilâyet) halini aldığı görülmektedir. [1] 18.Yüzyıl’da Osmanlı İmparatorluğu’ndaki eyalet-sancak (liva)-kaza-nahiye-köy şeklindeki taksimat göründüğü kadar basit olmayıp, bu dönemde oldukça karışık bir örgütlenmenin varlığı söz konusudur. 18.Yüzyıl’ın ilk yarısında tımar sistemine bağlı örgütlenme, tekâlife (vergilere) bağlı örgütlenme ve vakıflar sistemine bağlı örgütlenme olmak üzere üç farklı idarî-malî örgütlenmeden söz edilebilir.[2]

 

1831 yılına ait Nüfus Defterinde belirtilen Kastamonu livası H0şalay Kazasına bağlı divanlar şu şekildedir
[3]:HodeDivanı,AşağıDivanı,KayıDivanı,YukarıDivanı,
ManastırDivanı,GayratDivanı,MesedDivanı,FakazDivanı,
F.YukarıDivanı,DereDivanı,ArveDivanı,ForkozlaDivanı,ArzatiDivanı,
SomadayDivanı,SatceDivanı,DemircelliDivanı,TermeDivanı,Dördül Divanı ve Timne Divanı .

1844 yılına ait Temettuat Defterlerinde  belirtilen Hoşalay Kazası divanları şu şekildedir:[4]Sumday Divanı, Dere Divanı, Yukarı Zarbana Divanı, Dırfor (Tırfor) Divanı, Terme Divanı, Mustulya Divanı, KorkutlaDivanı ,HodaDivanı, Yanarı Divanı, Kay Divanı, GormediDivanı, Manastır Divanı, Kayran Divanı, Uğla Divanı, Fakaz Divanı, Mesed Divanı, Artı Divanı, Timne Divanı.

1831 yılına ait Nüfus Defterinde belirtilen Kastamonu livası Cide Kazasına bağlı divanlar şu şekildedir[5]:

Nefsi Cide:KoraşlıDivanı,EceDivanı,IrmakDivanı,OsmanlıDivanı,Erküt Divanı

Aydos Nahiyesi:HısarcıkDivanı,OvaDivanı,BediDivanı,Altıntaş Divanı

Güren Nahiyesi:Pelid Ovası Divanı,ÜreğilDivanı,KayadibiDivanı,Derebucağı Divanı

ŞehribaniNahiyesi:SokaDivanı,VakıfDivanı,KayaDivanı,Orta Divanı

1844 yılına ait Temettuat Defterlerinde  belirtilen Cide Kazası divanları şu şekildedir [6]: Kayadibi Divanı ,Erkud Divanı ,Derebucağı Divanı ,Ova Divanı,Osmanlı Divanı , Koraçlı Divanı , Boy Divanı, Asarcık Divanı , Ureğil Divanı, Irmak Divanı,, Soku Divanı, Altuntas Divanı, Pelid Ovası Divanı ,Ayca Divanı ,Vakıf Divanı, Orta Dıvanı, Kaya Divanı .

Kuzey Anadolu’da hâkim olan divan ve muhtarlık birbirini takip eden, biri yeni, diğeri eski iki deyimdir.Muhtarlık müessesesi ilk olarak İmparatorluğun başkenti olan İstanbul’da 1829’da kurulmuştur. 19. Yüzyıl’ın ilk yarısına kadar üst yöneticilere karşı mahallenin sorumlu yöneticisi imam, haham veya papazdı.[7]

İstanbul dışındaki kent, kasaba ve köylerde muhtarlığın kurulması ise 1833-1836 yılları

arasına rastlamaktadır. İlk defa Kastamonu mahalleleri ile sancağa bağlı kazaların mahallelerinde muhtarlık teşkilatı kurulmuş, II.Mahmut halkın bu örgütlenmeden hoşnut olduğunu öğrenince,bütün ülkede muhtarlıkların kurulmasını emretmiştir. Rumeli ve Anadolu’da bulunan vali,mutasarrıf ve mütesellimlere bunun için gönderilen fermanlarda teşkilâtın nasıl kurulacağına ilişkin ayrıntılı bilgiler verilmiş, muhtarların görevleri açıklanmıştır.[8] Muhtarlıklar 1829’dan itibaren kurulmaya başlanmıştır. Osmanlı Devleti’nin idari reform çalışmalarına girdiği bu dönemlerde 1858 Düzenlemesiyle, mülki idari bölümlenme yeniden düzenlenmiş, mülki  idare bölümleri, eyalet, liva, kaza ve kariye(köy)’lerden oluşturulmuştur. Böylece, köy ilk defa bir idari birim olarak düzenlenmiştir.[9] 1871’den itibaren de ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır.[10] 1871’de yapılan düzenlemeler İmparatorluğun dağılışına kadar yürürlükte kalmıştır. Uygulamada zorluklarla karşılaşıldığı görüldükçe, özü değişmeyecek ufak tefek düzeltmelerle muhtarlık kurumu, Tanzimat Dönemi’nde kavuştuğu bu yapısıyla günümüze kadar sürüp gelmiştir.

 

Daha önce Cide ve Hoşalay Kastamonu Sancağı’na bağlı iki ayrı kazadır. 1286/1869 yılına ait Devlet Salnamesi’nde,1864’de çıkarılan Vilayet Nizamnamesi’nin uygulanması ile [11] bir çok kazanın Nahiye ve Köy yapıldığı görülmektedir.Sancak sayısı aynı kalırken;KastamonuVilayeti’ne bağlı kaza sayısı  18’e düşmüş ve Merkez Sancağı’na bağlı kaza sayısı 7 olarak belirlenmiştir.

1286/1869 yılında nahiye yapılan kazalardan Cide ,DadayKazası’na bağlanmış ve ismi  Cuma Nahiyesi olarak değiştirilmiştir.Cuma(Cide) Nahiyesi’ne bağlı kariye sayısı 18’dir. Bunlar: Irmak, Orta, Behri,Vakıf, Oba, Yulus, Erküt,Derebucağı, Soka,Üreğil,Loç,Altuntaş,Kaya,Koraşlı(Koraklı), Hisarcık, Osmanlı, Pelidovasıkariyeleridir. Nahiye yapılan kazalardan Hoşalay Kazası İnebolu’ya bağllanmış ve ismi Fakaz Nahiyesi olarak değiştirilmiştir.FakazNahiyesi’ne bağlı kariye sayısı da 18’dir.Bunlar;Yukarı Boztepe, Kayalar, Orza,  Başköy, Sude, Kıyı, Manastır, Yukarı Hazine,Aşağı Hazine, Mesed ,Dere Ambarı,  Artı, Fakaz,Kuztekke(Kuzfetle),Somdan,Timne,Terme,Gürmüdü,Uğlakariyeleridir.[12]1287/1870  yılında Cide müstakil bir kaza olmuş ve bir yıl önceİnebolu Kazasına bağlananFakaz Nahiyesiise,bu kere Cide Kazası’na bağlanmıştır.[13]

Cide Kazası’nın,bağlı nahiyesi ile birlikte 36 olan kariye(divan) sayısı ve yapısı, 1310/1892  yılına kadar aynı kalarak korunmuştur.[14] 1311/1893  yılında ise divan yapısından bu günkü köy yapısına geçilerek yapılan düzenleme ile Cide Kazası’nınköy sayısı 163 olarak belirlenmiştir.[15] 1314/1896  yılına ait Kastamonu Vilayet Salnamesinde bu köylerin isimleri,hane sayıları ve kadın erkek nüfusları tablo olarak gösterilmiştir.[16] 1327/1911 yılına ait Devlet Salnamesi’nde bir önceki yıla göre sancak,kaza ve nahiye sayıları aynı kalırken köy sayılarında değişiklik görülmektedir.[17]Cide’nin köy sayısı 163’ten 146’ya düşmüştür. Cide’nin köy sayısındaki azalma Cide Kazası’nınHosalayNahiyesi’ne tabi 18 kariye, İnebolu’ya daha yakın olduğundan kariye merkezinin Cide’den irtibatının kesilmesiyle İnebolu’ya ilhakından kaynaklanmaktadır.[18]Daha sonra başka bir köy daha İnebolu’ya ilhak olmuştur.[19] Bunlar: Girendas, Karazağna,Belen, Umba, Manastır, Zağna, Hacımehmet, Hamit, Moldoz, Zağrı, Kayaelması, Köse, Aşağızarbana, Şamalı, Gilirye,Orza, Ulu,Yastepe,Yukarı,Yunus karyeleridir.1333-1334/1918 yılında son Osmanlı Devlet Salnamesinde  CideKazası’nın köy(kura) sayısı 136’dır.[20]Önceki yıllara göre köy sayısındaki farklılık bazı köylerin kasabaya ilave edilerek mahalleye dönüştürülmesinden kaynaklanmaktadır.Bu sayının ilk Türkiye Cumhuriyeti Devlet Salnamesinde de korunduğu gözükmektedir.[21]1933 Cumhuriyetin 10. Yılında Köy ve Mahalle Muhtarlığı sayısı 143’tür.[22]

7 Mayıs 1946 tarihli, 6300 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kararname ile Kastamonu İli Cide İlçesine bağlı Meset Bucağı ile Bu bucağa bağlı 26 köy bağlı mahalleleri ile birlikte İnebolu ilçesine, 2 köyle bağlı mahalleleri Küre ve 40 köyle bağlı mahalleleri de Cide Merkez Bucaklarına bağlanmıştır. [23]Böylece  Cide’nin toplam köy adedinde 28 köy eksilmiştir. İnebolu İlçesine Bağlanan Meset Bucağı ve Bağlı Köyleri:Meset ,Hoca ,İranaCıvarta ,Zavarta ,Demirci ,Erit ,Kayran ,Sirez,Haskavak,Tim,Yukarımescıt ,Aşağımescit ,Danışmen ,Denizgörulen ,Hocamuz ,Hürmetli ,Hayraz,Erze ,Kırva ,Güzene ,Baş ,Baldıran ,Ortaburun  ,Küfunanbarı ,Gürmüdü olarak düzenlenmiştir. Küre İlçesine Bağlanan Köyler ise Anday  veGermere Köyleridir.[24]

6324 Sayılı Kanunla kaza haline getirilen eski Çatalzeytin Nahiyesinden tutumlanan kadro ile Kastamonu Vilâyetinin Cide Kazasına bağlanmak ve merkezi Kuztekke Köyü olmak üzere Şarbana adı ile bir nahiye kurulmuştur. Nahiye kurulması ile ilgili 28.02.1955 tarihli Kararname Resmi Gazetenin 15 Haziran 1955 tarih ve  12133 Sayılı nüshasında yayınlanmıştır. Kastamonu Vilâyetinin Cide Kazasına bağlı Kuztekke Köyünde Şarbana adiyle kurulan  Nahiyeye bağlanan köyler:Kuztekke (N. M.) , Anasıra , Arıt , Aşağıdağlı (Dağlı) , Aybasan (Ayıbasan) , Bezez, Cabye (Cabya), Celalli , Çevrik ,Dere , Dördül , Furuncuk,,Güneytekke , Gürleyik , Gürpelit , Harmangeriş , Himmet , Karaman , Küçükuğla (Uğla) , Salman (Salaman) , Samay , Sefer , Sovka olarak belirlenmiştir.[25]

1967 Kastamonu il Yıllığında Cide İlçesi Merkez Bucağına Bağlı Mahalle sayısı 5 ve Köy sayısı ise 85’tir. Şarbana Bucağına Bağlı Köy sayısı ise 27 olup,Cide’nin toplam köy sayısı 112’dir.[26]1973 Yılı İl Yıllığında ise Cide İlçesi Merkez Bucağına bağlı Mahalle sayısı 5 ve köy sayısı ise 85’tir. Şarbana Bucağına Bağlı Köy sayısı ise 28 olup,Cide’nin toplam köy sayısı 113’dür.[27]

Kastamonu İli Cide İlçesi Şenpazar Bucağının Merkezi Kuztekke Köyü ile bu bucağa bağlı Çevrik, Dibekli, Güneytekke, Karaman ve Korucuk Köylerinin birleşerek Kuztekke Köyü merkez olmak üzere Şenpazarı adı ile belediye kurulması, Danıştay Üçüncü Dairesinin 13/10/1973 tarih ve 1973/444 – 477 sayılı kararı üzerine, 1580 sayılı Kanunun 7469 sayılı Kanunla değişik 7. maddesine göre uygun görülmüştür.[28]

19.6.1987 tarihinde kabul edilen ve 04.07.1987 tarih, 19507 sayılı Resmi Gazete yayınlanan 103 İlçe Kurulması Hakkında . 3392 Sayılı Kanun hükümlerine göre Cide İlçesinden ayrılarak ,merkezi  Şenpazar Bucak merkezi olmak üzere, Kastamonu İlinde Şenpazar adıyla bir ilçe kurulmuştur.[29]Cide’den ayrılarak Kastamonu İli Şenpazar İlçesine Bağlanan Köyler: Alancık,Aşıklı ,Aybasan ,Başçavuş ,Celalli,Dağlı ,Demirkaya ,Dereköy,Dördül ,Edeler ,Fırıncık ,Gürleyik,Gürpelit ,Harmangeniş ,Himmetköy ,Küçük Mutlu ,Mutlu ,Salman,Seferköy ,Tepecik,Uzun yol ,Yarımca olarak belirlenmiştir.

Şenpazar’ın Cide’den ve Doğanyurt’un İnebolu’dan ayrılıp ayrı ilçe yapılmasından sonra 1990 yılında  Cide İlyasbey ve Soğuksu Pazarı civarındaki 2 köy grubu da ilçe ve belediye olmak içinbaşvuruda bulundu.[30]İlyasbey-Baltacı ve çevresindeki 16 köyün Fakaz İlçesinin kurulması ve Fakaz belediyesine ise İlyasbey,Baltacı,Aydıncık ve Gündoğan köylerinin katılmasını talep edilmiştir.Diğer yandan Soğuksu İlçesi kurulması için Toygarlı,Çayyaka,Yalçın,Pehlivanlı,Ağaçbükü,Beltepe,İshakca,Üçağıl ,Gökceören,Alayüz,Konuklar,Soğucak,Uğurlu,Denizkonak,Akbayır(Gilivri)Kuşkayası,Çataloluk,Beşevler,Çakırlı,Kıranlıkoz ve Çamaltı Köylerinin de içinde olduğu 23 Köy talepte bulunmuştur.AyrıcaSoğuksu Belediyesinin ise Çayyaka ,Toygarlı,Yalçın , Doğankaya,Pehlivanlı,Ağaçbükü,Kovanören,Alayüz ve Beltepe köylerinden oluşması istenmiştir. 30 Eylül 1990’de yapılan plebisite göre İlyasbeyGünebakan,Baltacı ve Aydıncık köylerine 5 sandıkta 983 seçmenden 792 si oy kullandı ve 758 kişi belediyeye evet dedi.Soğuksu Belediyesi için Çayyaka ,Toygarlı ,Yalçın ,Doğankaya,Pehlivanlı ,Ağaçbükü,Kovanören,Alayüz ve Beltepe köylerindeki 14 sandıkta 1605 seçmenden 1239 kişi oy kullanarak 920 seçmen evet demiştir.Bu İlçe ve Belediye kurulması talepleri Kastamonu İl Genel Meclisi İçişleri Komisyonunda da ele alınmış ve daha sonra bir neticeye varılamamıştır.1994 yılında ise Kumluca,Irmak ve Gebeş köyleri birleşerek yeni bir belediye talebinde bulunulmuştur.Ancak bu girişim de bir netice vermemiştir.[31]

Son yıllarda kamu hizmetlerinden daha iyi yararlanmak için Cide şehir nüfusunu artırmaya yönelik bazı köylerin köy statüsünden çıkarılıp,mahalleye dönüştürülmesi çabalarını görmekteyiz.Bu çerçevede 24 Nisan 1988’de yapılan referandumla Memiş Köyü[32]; 1Ağustos 2010’da yapılan referandumda Kumluca, Irmak, Kalafat, Kırcı, ve Bağyurdu köyleri[33]; 30 Kasım 2014 tarihinde yapılan referandumda Sofular , Kasım , Kalafat , Gebeş  ve Sipahi köyleri[34]; 17 Mayıs 2015 Pazar günü yapılan referandumla Tarakçı Köyü Belediyeye bağlanarak mahalle olurken, Cide Belediyesinin toplam mahalle sayısı 16’ya yükselmiştir.[35]

2015 yılı sonu itibarıyla Cide ilçesinin 16 mahallesi ve 75 köyü bulunmaktadır.[36]


[1]Bahaeddin Yediyıldız , Ordu Kazası Sosyal Tarihi (1455-1613), Kültür ve Turizm Bakanlığı

Yay.No:598, Ankara, 1985. s.44

[2]İbrahim Güler, XVIII. Yüzyılın İlk Yarısında Sinop (İdarî Taksimat ve Ekonomik Tarihi), Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü,(Yayınlanmamış Doktora Tezi), İstanbul, 1992.,s33-44

[3]BOA, NFS.d::.,Bolu eyaleti, Kastamonu sancağı, Ayandon, Ginolu, İnebolu ve HoşalayKazasımüslim nüfus defteri.1.cild

[4]BOA, ML.VRD.TMT.d…, 3248-64, 1260, Hoşalay kazası divanları temettuat defterleri.

[5]BOA, NFS.d825  , Bolu eyaleti, Kastamonu sancağı, Hoşalay, Cide, Zarı, Eflani ve Çiğlene Kazası müslim nüfus defteri. 2.cild.

[6]BOA, ML.VRD.TMT.d…, 3256-71, 1260, Cide kazası divanları temettuat defterleri.

[7]İlber Ortaylı, Tanzimattan Cumhuriyete Yerel Yönetim Geleneği, Hil Yay., İstanbul, 1985, s.101

[8]Musa Çadırcı, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentlerinin Sosyal ve Ekonomik Yapıları, TTK Yay. No:124, VII.Dizi, Ankara, 1991. s.38

[9]————–

[10] Ali Tanoğlu, İskân Coğrafyası, Esas Fikirler, Problemler ve Metod, (Türkiyat Mecmuası, Cilt: XI’den ayrı basım), İstanbul, 1954.s.25

[11]Ilber Ortaylı, Tanzimattan sonra Mahalli İdareler ,Ankara,1974,ss.48-50

[12]Kastamonu Vilayeti Salnâmesi .Kastamonu ,Kastamonu Vilayet Matbaası , 1286/1869, 1Def’a

[13]Kastamonu Vilayeti Salnâmesi .Kastamonu ,Kastamonu Vilayet Matbaası , 1287/1870 , 2Def’a

 

[14]Salnâme-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye ;1300/1883, 1301/1884, 1301/1884,1303/1886,1304/1887,1305/1888,1306/1889, 1307/1890, 1308/1891, 1309/1892,1310/1892, 1307/1890, 1308/1891, 1309/1892,1310/1892,1307/1890, 1308/1891, 1309/1892 Yılları

[15]Salnâme-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye 1311/1893,1313/1895 ,1314/1896  Yılları

[16]Kastamonu Vilayeti Salnâmesi  1314/1896   19 Def’a

[17]1327/1911 Devlet Salnamesi,s. 720-727

[18]BOADH.MKT. 1079 38 1324Ra 8 2,

[19]BOASD. 1674 3 1335R 22 1

[20]Salnâme-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye  1333-1334/1918  68  Def’a

[21]Türkiye Cumhuriyeti Devlet Salnâmesi 1926-1927

[22]10. Cumhuriyet Bayramı Hatırası Kastamonu Yıllığı

[23] 07.05.1946 Tarihli Resmi Gazete,Sayı: 6300

[24]B.C.A. 16/2/1946, 19989, 30..11.1.0 ,180.5..4.

[25]15.06.1955 Tarihli Resmi Gazete,Sayı: 12133

[26]Kastamonu İl Yıllığı,1967

[27]Kastamonu İl Yıllığı,1973

[28] 13.01.1974 Tarihli Resmi Gazete,Sayı: 14767 ve B.C.A. 30..11.1.0, 396.59..17.

[29] 04.07.1987  Tarihli Resmi Gazete,Sayı: 19507

[30] 1 Temmuz 1990,1 Eylül 1990,1 Kasım 1990,1 Aralık 1990 Tarihli Cide Postası Gazeteleri.

[31] 1 Ocak1994 tarihli Cide Postası Gazetesi.

[32] 1 Ocak 1990 Tarihli Cide Postası Gazetesi

[33]http://www.hurriyet.com.tr/29 Temmuz 2010 Kastamonu’da Erken Referandum

[34]http://www.milliyet.com.tr/01 Aralık 2014 Cide’de 5 Koy Belediyeye Bağlandı

[35]http://www.haberturk.com/18 Mayıs 2015Yerel Haberler

[36]TUİK Verileri 2015

Hakkında İbrahim Dinek

İlginizi Çekebilir

KÖYALTI

TEVAZU   Yani anlayacağınız “alçakgönüllü” anlamında. Mütevazı ise “tevazu sahibi” anlamına gelmekte. Canım durup durduğun …

2 yorumlar

  1. bu sayfada yer alan “TARİHSEL SÜREÇTE CİDE KÖYLERİNİN, İDARİ YAPI İÇERİSİNDEKİ YERİ” adlı ibrahim dinek tarafından yazılan metinde kaynakçada belirtilen
    [9]Fatma Neval GENÇ,Türkiyede Yerel Yönetimlerin Tarihi Gelişimi, Adnan Menderes Üniversitesi NİİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü,Sunum.

    şeklinde bir eserim bulunmamaktadır.
    Bu şekilde bir sunum var ise ilgili kaynağın da belirtilmesi gerekir.

    bu hatanın düzeltilmesini rica ediyorum.

    • Sayın Fatma Neval GENÇ
      İsteğiniz üzerine adınız kaldırdık ancak:Bu sunumun tamamı arşivimizde var ve sizin adınızla İnternet’e düşmüş.Konu ile ilgili araştırma yaparken karşılaştık ve alıntı yaptık.Adınız geçtiği için de kullandık.Sunumun ilgili bölümü aşağıdaki gibidir.
      TÜRKİYE’DE YEREL YÖNETİMLERİN TARİHİ GELİŞİMİ
      Doç. Dr. Fatma Neval GENÇ
      Adnan Menderes Üniversitesi NİİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü
      İl özel yönetimleri ve belediyeler, Türk yönetim hayatına Tanzimat’tan sonraki reform hareketleri içinde Fransız yönetim sisteminden alındığı halde, köy yönetimleri, Türk toplumunun siyasi, sosyal ve idari gereksinmelerinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Köy yönetimleri, Türk yerel yönetimleri içerisinde Tanzimat’tan önce ortaya çıkan ilk yerel yönetim birimleridir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren geleneksel olarak topluca yaşama bilincinin sonucunda ortaya çıkmış ve zamanla kurumsallaşmış en alt düzeyde bir yerel yönetim kuruluşu olarak, günümüze kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir.
      Osmanlı taşra teşkilatının en alt kademede yer alan yerleşim birimi olan köylerin, hiçbir özerkliği olmadığı gibi, bu birimlerin vergi defterlerindeki mükellefiyet kayıtlarından başka idari bir birim olarak da düşünülmediği görülmektedir. Dolayısıyla, merkezi yönetim için, kırsal yerleşimlerde güvenliğin sağlanması ve vergilerin düzenli toplanması öncelikli hedefler olmuştur.
      Köylerde muhtarlık kurumunun kurulması, Tanzimat’tan önce ve 1829’dan itibaren gerçekleşmiştir. Köylerin yönetiminden sorumlu olan imamların yetersiz kalmaları, güvenlik ve vergi konularında düzensizliğin giderilmesi, köylerden kentlere göçün önlenmesi gibi sebeplerle muhtarlığa geçiş yapılmıştır. Osmanlı Devleti’nin idari reform çalışmalarına girdiği dönemde(1858), mülki idari bölümlenme yeniden düzenlenmiş, mülki idare bölümleri, eyalet, liva, kaza ve kariye(köy)’lerden oluşturulmuştur. Böylece, köy ilk defa bir idari birim olarak düzenlenmiştir.
      Köy yönetimleri, 1864 Vilayet nizamnamesi ile birlikte bir yerel yönetim birimi olarak düzenlenmiş, görev ve yetkileri, organları gibi hususlarda ayrıntılı bir düzenlemeye kavuşturulmuştur. Merkezi idarenin taşra teşkilatı, 1871 tarihli İdare-i Umumiye-i Vilayat Nizamnamesi’yle yeniden düzenlenmiştir. Bu nizamnameye göre, vilayetler livalara, livalar kazalara, kazalar nahiyelere ve nahiyeler de köylere ayrılmıştır. Böylece köylerin ilk kademe mercii kaza yerine nahiyeler olmuştur. Muhtarlar ile ihtiyar meclislerinin yetki ve görevleri genişletilmiştir. 1864 ve 1874 tarihli nizamnamelerde, köy muhtarları ve ihtiyar meclisleri için belirtilen görev ve yetkiler, büyük ölçüde mahalle muhtar ve ihtiyar heyetleri içinde geçerli olmuştur. Köy ve mahalle muhtarlıklarının sahip olduğu bu görev ve yetkiler, 1913 tarihine kadar devam etmiştir. 1913 tarihli İdare-i Umumiye-i Vilayet Kanunu Muvakkatı, kendinden önceki 1864 tarihli Vilayet ve 1871 tarihli İdare-i Umumiye-i Vilayet Nizamnamelerini yürürlükten kaldırmıştır. Böylece köy yönetimleri bu gün de yürürlükte bulunan 1924 tarih ve 442 sayılı Köy Kanunu yürürlüğe girinceye kadar yasal dayanaktan yoksun olarak hükümetin izniyle faaliyetlerini sürdürmüşlerdir.
      Konuşma Sonu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Tema indir