Anasayfa / Cide Tarihi / CİDE VE HOŞALAY COĞRAFYASINDA TARİHSEL SÜREÇTE SÜLALE ANALİZİ-III

CİDE VE HOŞALAY COĞRAFYASINDA TARİHSEL SÜREÇTE SÜLALE ANALİZİ-III

Cide tarihi ile ilgili araştırmamızın 1831 YILI 824 ve 825 NOLU HOŞALAY VE CİDE KAZALARININ (Tanzimat öncesi Cide ve Hoşalay 2 ayrı kazadır) NUFUS DEFTERLERİNİN incelenmesi kısmında, ilginç sülale adlarına rastladık.Bu konuda yaptığımız analiz sonuçlarını bu köşemizde elden geldiğince siz değerli okurlarımızla paylaşmak isterim. Macaroğlu,İsrailoğlu,Ceramenoğlu ve Türkoğlu kelimelerini içeren sülale adları, bu analizimizde bir gurup olarak ele alınmıştır.
Kastamonu Livası,Hoşalay Kazası’nda,
-Mesed Divanı,Mahmudlar Köyü’nde Macaroğlu sülalesine mensup 1 aile,
-Mesed Divanı,Kililik Köyü’nde Türk Mehmed Oğlu sülalesine mensup 3 aile,
-Mesed Divanı,Kililik Köyü’nde Türkoğlu sülalesine mensup 1 aile,
-Fakaz Divanı,Ağraz Köyü’nde Ceramenoğlu sülalesine mensup 3 aile,
Kastamonu Livası ,Cide Kazası’nda,
-Osmanlı Divanı,Nefs’i Osman Köyü’nde Macar Ahmed Oğlu sülalesine mensup 1 aile,
-Osmanlı Divanı,Nefs’i Osman Köyü’nde Macaroğlu sülalesine mensup 1 aile,
Cide Kazası ,Güren Nahiyesi’nde,
-Pelidovası Divanı,Kayran Köyü’nde Macaroğlu sülalesine mensup 1 aile,
-Üreğil Divanı,Şehneler Köyü’nde Macaroğlu sülalesine mensup 1 aile,
-Üreğil Divanı,Kemahlı Köyü’nde İsrailoğlu sülalesine mensup 2 aile,
-Kayadibi Divanı,Kargalar Köyü’nde Macaroğlu sülalesine mensup 1 aile,
-Derebucağı Divanı,Derebucağı Köyü’nde Macaroğlu sülalesine mensup 1 aile,
-Derebucağı Divanı,Malyas Köyü’nde Macaroğlu sülalesine mensup 1 aile
Cide Kazası Şehriban Nahiyesi’nde,
-Orta Divanı,Hıdırlı Köyü’nde Macaroğlu sülalesine mensup 1 aile,
Bu gurupta yer almaktadır.Ayrıca İstiklal Harbi ve Birinci Dünya Savaşındaki şehitler listesi incelendiğinde Hamitli Köy’ünde de Macaroğlu isimli 1 aile olduğunu görmekteyiz.Türkiye’nin bir çok yerinde bu ismi taşıyan çok sayıda aile mevcuttur.Bunların Avrupa’daki Macarlardan olduğunu söylemek oldukca güçtür.Zira Konar-Göçer Türkmen taifesinden, İçel Sancağında, Macaroğlu aşireti vardır. Balıkesir-Ertuğrul Bucağı’nda Macarlar Köyü vardır.Konar göçer yörükan taifesinden, Uşak, Simav, Gördes, Kula, Selendi, Sirke kazaları (Kütahya Sancağı) Timurcu (Demirci) Saru¬han Sancağı, Eğridir İsparta yörelerinde oymak olarak;Macar, Ma¬carlar, Macarlı (Macarlu) Macaroğlu Halil cemaati olarak âferman-ı âlî İçel sancağında iskân olunmuştur.Ayrıca sülale olarak bu ismi taşıyan aileler, yurdun geniş bir çoğrafyasında yaygındır.Bu bakımdan Cide-Hoşalay coğrafyasındaki Macaroğlu ailelerinin Türk orijinli olma ihtimali yüksektir.Bununla birlikte Antalya’nın Gebiz Beldesi,Kütahya-Gediz,Kocaeli- Gebze ve Mardin-Nusaybin ilçelerinde yapılan bazı araştırmalarda ve nufus kayıtlarının tetkikinde elde edilen bulgular, buralardaki bu sülale adını taşıyan bazı ailelerin, Macar orijinli olma olasılığını güçlendirmektedir.Tabiki her ailenin kendine göre bir hikayesi vardır.Cide’deki bu ismi taşıyan aileler kendi orijinleri ile ile ilgili belgeye dayalı bir araştırma yapıp,kendi orijinlerini ortaya koyarlarsa bu durum, Cide tarihi açısından aydınlatıcı bir gelişme olacaktır.Ancak yukarıda bahsedilen bazı araştırmalara konu Macarlıların Anadoluya geliş tarihleri ,1850 yıllı civarında olmuştur.Bizim yazımızda belirttiğimiz Cide’deki ailelerin tarihi,bundan çok öncedir.Bundan dolayı bizim saptamamız daha güçlü bir ihtimaldir.Bu konuda kafa karıştıran bir çok söylenti olup,belgeye dayanmadıkca bunlara itibar edilmemesi gerektiği düşüncesindeyim.
İsrailoğlu ve Ceramenoğlu aile isimlerinin ise Türk orijinli olmadığı açıktır.Zira bu isimdeki aileler çok az sayıda olup,muhtemelen Müslüman Türklerin gayrimüslimlerle yaptıkları münferid evliliklerden oluşmuştur.
Asıl ilginç olan Türkoğlu ismini taşıyan ailelerdir.Bu sülale ismine Muhimme Defterlerini incelerken de rastladım.”Herkes Türk, bunda ne gariplik var?” diyeceksiniz.Ancak Osmanlı Devletinde 19 yy sonuna kadar Türk ismi bu günkü anlamda kullanılmamıştır. Yönetici zümre, kendini dinsel terimlerle ifade etmeye çalıştığı için, Osmanlı’da“Türk” terimi giderek küçültücü bir anlam taşımaya başlar. Bu nedenle, Fatih döneminden itibaren kaleme alınan bazı vakayinamelerde,Türklüğü küçültücü “cahil Türk”, “kaba Türk”, “idraksiz Türk” gibi ifadeler yer almaktadır. Hatta bu konuda biraz daha ileri gidilerek, Türkler veya Türklük hakkında “kötü fiili Türkmen”, “kötü niyetli Türkmen”, “etrâk-i bî-idrak”, “hilekâr Türkmen” gibi tanımlamaların da kullanıldığı görülür. Bunların içinde, “etrâk-i bî-idrak”sıfatı çok meşhurdur.”Türklüğe“ karşı duruşlar,20 yy başlarındaki bazı Şehülislamlık Makamı fetvalarında bile görülmektedir.
“Türk” adı,Selçuklular ve Osmanlılar döneminde Avrupalılar tarafından Anadolu’da yaşayan halk için kullanılmıştır.Bu terim,daha önce Osmanlı’da kendimiz için bu günkü anlamda kullanılmamıştır.Bu terimi bu günkü anlamda kullanmamız 19 yy sonlarına rastlar.Bu adı taşıyan ilk kitap,”Büyük Türk Tarihi” olarak Necip Asım Bey tarafından yazılmıştır.Bu kişi Harbiye’den Atatürk’ün tarih öğretmenidir.Tarihte “Türk” adını ilk Orhun Kitabelerinde görüyoruz.Tarihte bu adı taşıyan ilk devlet ise Göktürk Devletidir.19 yy sonlarına doğru gerek Kafkasların,Kırımın ve Rumelideki önemli toprakların kaybedilmesi ve gerekse batılıların Orhun Kitabelerini okumaları toplumun bazı kesimlerinde “Türklük” şuurunu yaratmış ve devletin kurtuluşunun,tüm Türklerin bir araya getirilmesiyle sağlanabileceği fikrini beraberinde getirmiştir.Necip Asım Bey bu kitabı yazarken Batılı yayınlardan yararlanmış ve tercümeler yapmıştır.Mülkiye’de bir Türk Derneği kurulmuş olup,kurucuları arasında Ahmed Mithad, Necip Asım, Veled Çelebi ve Yusuf Akçura bulunmaktadır.Bu terimin gerek kullanımı ve gerekse toplumsal kabulu İttihat Terakki Cemiyeti sayesinde olmuştur.Bu Cemiyetin kültür teşkilatı olarak Türk Ocakları kurulmuştur.Sanıldığının aksine bugün Türklükle ilgili dinlediğimiz bir çok marş,izlediğimiz tarihi filmler ve okuduğumuz tarihi çizgi romanları hep Jön Türk ve İttihat Terakki döneminde kurgulanmış veya daha sonra o dönemde oluşan düşüncelerden esinlenilmiştir.
İşte bu nedenlerle 19 yy başlarında “Türkoğlu” adında Cide-Hoşalay Coğrafyasında bir sülale ismi bulunması çok ilginçtir.Anadolu ve Rumelide “Türk Obası” adlı yer isimlerinin de bulunması dikkate alınarak,bir sülale ismi olarak “Türk” adının, o dönemde her şeye rağmen aynı zamanda bir topluluk adı olarak ta kulanılmakta olduğu düşüncesindeyim.Kuşkusuz hiç kimse,küçümseyici ve aşağılayıcı anlam yüklenen bir sözcüğü sülale adı olarak kullanmak istemez.Buradaki aile ismi,bu topluluk adından neşet etmiş olabilir.Diğer yandan tarihsel süreçte “Türk” terimine karşı takındığı tavır nedeniyle Osmanlı’nın yönetici zümrelerini kınıyorum.Kıvançla ifade etmek isterim ki,millet olmayı başardığımız Cumhuriyet döneminde, “Türk” olmak bir şereftir.

Hakkında Cide Postası

İlginizi Çekebilir

BAŞLARKEN.

  2003 Yılının son aylarıydı.Çok değerli iki öğretmenim ile birlikte sohbet ediyorduk.Sohbetin koyulaştığı sırada bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Tema indir